Banyo ve Hamam Setleri
Keselik (Ölçüleri: 4x15cm) : Naturel kese... Özel kutusunda... 6.00 YTL [Detay]
'Hediye' Sabun+Kese+Topuk Taşı Seti (Ölçüleri: 12x17cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... 'Hediye' Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... Topuk Taşı... Kese... 12.00 YTL [Detay]
'Ottoman Hamam' Sabun+Takunya Sabunluk (Ölçüleri: 12x17cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... Takunya Sabunluk... 16.50 YTL [Detay]
'Ottoman Hamam' Sabun+Kese+Tarak Seti (Ölçüleri: 12x17cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... Ahşap Tarak... Kese... 12.00 YTL [Detay]
'Ottoman Hamam' Sabun+Kese Seti (Ölçüleri: 12x17cm) : Tül kese içinde hediye seti... Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... Kese... Topuk Taşı... 9.00 YTL [Detay]
'Ottoman Hamam' Sabun+Kese+Ahşap Sabunluk (Ölçüleri: 12x17cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... Ahşap Sabunluk... Kese... 12.00 YTL [Detay]
'Ottoman Hamam' Sabun+Kese+'Ottoman Hamam' Sabunluk (Ölçüleri: 12x17cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... 'Ottoman Hamam' Sabunluk... Kese... 12.00 YTL [Detay]
'Ottoman Hamam' Sabun+Kese+Topuk Taşlı Fırça (Ölçüleri: 13x22cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... Nazar Boncuklu Saf Zeytinyağı Sabunu... Topuk Taşlı Fırça... Kese... 12.00 YTL [Detay]
Masaj Sabunu+Naturel Lif+Topuk Taşı Seti (Ölçüleri: 13x22cm) : Tül kese içinde bir hediye seti... Masaj Sabunu... Topuk Taşı... Naturel Lif... 12.00 YTL [Detay]
''... Sabunculuk Edremit'te öteden beri yaygındı. Ancak talk kullanılmayan Edremit sabuncu sanatının ünlenmesinde Sabitoğulları'ndan Müderriszade Hilmi Bey'in büyük rolü olmuştur. Hilmi Bey'in normal sabunların yanı sıra ürettiği kağıt sabunlar, 1910-12 yıllarında katıldığı uluslararası sergilerde Avrupalıların da hayret ve takdirini kazanacaktı...''Prof.Dr. Artun Ünsal,Ölmez Ağacın Peşinde,YK Yayınları, 1999" Arabalar, deve kolları, yük beygirleriyle durmadan çuval çuval zeytin iniyordu kasabaya. Yağhanelerin önünde bir süre sokakta kalıyordu çuvallar. Yağa bulanmış hamallar sırtlayıp çuvalları içeriye çekinceye kadar yeni yükler yıkılıyordu sokağa. Yayalar, üstlerini lekelememek için bastıkları yeri kollayarak geçiyordu yıkılan yükler arasından. Yağhanelerden çıkan zeytinyağı ile karışık kirli sular akıyordu kaldırımların kıyılarından. Gün geçtikçe kenevir çuvallara sinmiş zeytinyağı ile prina kokusu sarıyordu kasabayı. " …